Y Kuşağı’nın ilgisini çekmek isteyen eğitmenler için öneriler

Y Kuşağı’nın ilgisini çekmek isteyen eğitmenler için öneriler

Zamanın ne kadar hızlı ilerlediğini fark ettiğimizde, değişimin nasıl kaçınılmaz olduğunu anlamak kolaylaşır. O andan itibaren çevrede gördüğümüz her demode araç bize adeta verimsizliğin tanımını yapar duruma gelir.

Peki ya bu kadar hızlı geçen zaman karşısında bir konuda nasıl deneyim kazanacağız ve ya kendimizi o konuda uzman olarak nitelendireceğiz?

X kuşağına uygun bir eğitim yapısında uzmanlaşmak için insanlar ömürlerini harcamış, yüzlerce binlerce makale yazmışken, şimdi gelen Y kuşağı hazır sistemin içine dahil olmak istemiyor. Bu kuşağın ilgisini çekecek bir eğitim, bu kuşağa hitap edebilecek bir eğitmen olmak nasıl mümkün olacak?

Başlangıç olarak şunu söyleyebiliriz:

-Sunumlardan vazgeçin.

Y kuşağı direkt olarak kaynaktan gelen bilgiyi algılama konusunda daha önceki kuşaklar kadar hevesli değil. Bilgi transferinden ziyade keşfetmeyi ve beraber öğrenmeyi tercih ediyor.

Tek akış yerine, daha özgür bir akış belirleyin.

Tek bir akış yani başlangıcı, yolu ve bitişi belli olan senaryolar, tasarımlar yerine, katılımcıların değiştirebileceği, yön verebileceği kısacası etki edebilecekleri akışlar oluşturulmalı. 10 farklı grupta yapılan eğitim için 10 grupta da farklı bir noktadan öğrenme gerçekleşmiş olduğunda her katılımcının o eğitime katkılarını ve o öğrenme sürecindeki etkisini görmek mümkün olacaktır.

-Bu yeni “b” senin şu “a” ile benzemiyor mu?

Katılımcılara yeni bir kavram ya da teknik anlatılırken kişisel deneyimlerinden faydalanmak ve bu bilgiyi eski bilginin üzerinden öğretmek öğrenmenin gerçekleşmesi ve kalıcılığı konusunda faydalı olacaktır. Bu kuşak pek çok farklı konuda pek çok farklı bilgiye sahip olduğundan bunu gerçekleştirmek kalabalık bir grup için o kadar kolay olmayabilir. Bunun için pek çok kişi için ortak olan teknolojik araçların kullanımı üzerinden bu gerçekleştirilebilir.

-Tam sırası gelmişken Teknolojik araçlar

Teknolojik araçların kullanımı Y kuşağının en belirgin özelliklerinden bir tanesi bu yüzden en basitinden aktarılan bilgilerin doğruluğunun bile internet üzerinden kontrol edilmesinin teşvik edilmesi, hem daha önceki maddelerdeki interaktivite hem de daha önceden bilinen, edinilen bilgilerin dahil edilmesi konularında yardımcı olacaktır. Eğitimde bahsedilen kavramların o an araştırılmaya teşvik edilmesi, simülasyonlarda yeni teknolojilerin kullanılması öğrenmenin hem daha kalıcı olmasına hem de daha eğlenceli olmasını sağlayacaktır.

Kavramsal tartışmalar ve tek doğrudan uzaklaşmak

Katılımcıların hem etkinlikler sırasında hem de sonrasında akıllarına takılan ya da kendilerine doğru gelmeyen noktalarda sizi sorgulamasına izin vermelisiniz. İyi bir beyin fırtınası ya da kavram tartışmasından daha etkili bir öğrenme gerçekleştirmek gerçekten zor! Y kuşağı birbirinden öğrenmeye çok yatkın bir kuşak olduğundan kendi aralarında gerçekleşen kavram tartışmalarına ve sohbetlere izin verin.

-Oyunlaştırma

Günümüzde neredeyse tüm sosyal medya ve uygulamalar insanların eğlendirilmesi üzerine kurulu olduğundan, eğitim sırasında da eğlenmek katılımcılar için büyük önem arz ediyor. Dikkati toplayabilmek ve eğitime katılımı sağlayabilmek için oyunlaştırma kullanmak faydalı. Bir eğitimi sıfırdan tasarlayıp oyunlaştırabilmenin herkes için çok kolay olmadığının farkındayız fakat oyunlaştırmanın tadını aldığınızda elinizdeki tüm eğitimleri bu yöntemle yapmak istemeniz muhtemel. Sadece günlük programınızın ve zamanınızı buna göre ayarlamayı atlamayın.

Her ne kadar Y kuşağının ihtiyaçlarını bu maddelerde genellemiş olsak da siz her grubun ihtiyaçlarının farklı olduğunu unutmayın. Katılımcı gruplarına özel eğitimler tasarlamanız eğitimin dinamiğini artırmada çok etkili olacaktır.