Sivil Toplumda Eğitimin Önemi

Sivil Toplumda Eğitimin Önemi

Bir sivil toplum kuruluşunun kaynaklarından şüphesiz en önemlisi gönüllüleridir. Gönüllüleri olmadan sivil toplum kuruluşunun kendini geliştirebilmesi veya adını değiştirebilmesi çok zordur. Bu sebepten ötürü bir sivil toplum kuruluşunun yapabileceği en büyük yatırım da yine gönüllüleridir.

Günümüzde birçok sivil toplum kuruluşu yıllık veya dönemlik programlarla kendilerine eğitim planı oluşturuyor. Bu eğitim planlarını gerek dışarıdan gerek kendi yetiştirdiği eğitmenlerle uygulamaya koyuyor. Yıllık planlarla gönüllülerini eğiten ve bu süreci değerlendirmelerle destekleyen sivil toplum kuruluşları, daha kalifiye gönüllüler ile daha zorlu ve karmaşık projelerin, etkinliklerin altından kalkabiliyorlar.

Birçok kurumun programında benzer başlıklar bulunuyor. Başlıklar benzer olsa da, her kurum kendi amacına uygun eğitimlere ihtiyaç duyuyor. Çoğunlukla temel düzeyde başlayan eğitimler daha sonra her kurumun ihtiyacına göre – ki bunlar takım çalışması ve proje yönetimi gibi konulardan, travma etkisindeki bireylerle iletişime kadar geniş bir yelpazede- şekilleniyor.

Sivil toplum kuruluşları, alanlarındaki gelişmeleri yakalamak ve gönüllülerini bu yeniliklere göre hazırlamak için her sene giderek daha fazla eğitim ve atölye geliştiriyor.

Bu eğitimler sivil toplum kuruluşlarına fayda sağladığı gibi –çok açık bir şekilde– eğitimi alan gönüllülere de fayda sağlıyor. Az önce bahsettiğimiz -travma etkisindeki bireylerle iletişim gibi- spesifik konulardaki eğitimler kişisel gelişimlerine ve kariyerlerine renk katmaktan öteye geçemese de; temel iletişim teknikleri, problem çözme, liderlik gibi konularda aldıkları eğitimler onları iş hayatlarında akranlarının –rakiplerin– önüne geçiriyor.

Önümüzdeki dönemlerde de bu eğitimlerin yaygınlaşması ve çoğalması hem kurumların hem de gönüllülerin/çalışanların yararına olacağı aşikâr. Yapılan yatırımlar ve planlamalar da bu tarz bir faydanın hem katılımcıların hem de kurumların işine yaradığını kanıtlar düzeyde.