Loading

Öğrenmenin Geleceği: Deneyimsel Öğrenme

Öğrenmenin Geleceği: Deneyimsel Öğrenme

“Bundan 10 yıl sonra bir müşterinin gelip de şu cümleleri söylemesi imkansız,” diyor Jeff Bezos ve örnek veriyor: “ ‘Jeff, Amazon’u çok seviyorum ama keşke fiyatlar biraz daha yüksek olsaydı’ ya da ‘Jeff, Amazon’u çok seviyorum ama keşke kargolar daha geç gelseydi.’ “

Geleceğin neye benzeyeceğine çok odaklanıyoruz. Olasılıklar hakkında beyin fırtınası yapıyor, teoriler üretiyor ve stratejiler geliştiriyoruz. Bezos’un bu ifadeleri çok güçlü çünkü geleceğin neyi mümkün kıldığına odaklanan yaklaşıma yeni bir çerçeve çiziyor. Neyin mümkün olmadığı üzerinde yoğunlaşıyor ve Amazon’un stratejisini buna göre değiştiriyor. 

Bezos gibi düşünmeye çalışın. Durun ve bir dakikanızı yetenek geliştirme dünyasını düşünmek için ayırın. Neyin gelecekte gerçek olma şansı yok? Bundan 5 yıl, 10 yıl veya hatta 20 yıl sonra mümkün olmayan şey ne?

İşe yeni girenlerin, tecrübeli yöneticilerin veya üst düzey yöneticilerin gelecekte kendi öğrenme deneyimlerinde daha az yer almayı ve ders bazlı öğrenme deneyimlerini arzu ettiklerini hayal edebiliyor musunuz? Bir öğrencinin “Bu derste daha fazla PowerPoint slaytları kullanılsaydı keşke”  dediğini veya “Dersin eksik olduğu tek şey, teoriler ve kurallar hakkında okumamızı sağlayan bireysel ödevlerdi” dediğini hayal etmeye çalışın. 

Günümüz dünyası, bilgiye gerçek zamanlı erişim ve deneyimlerinizi beğeninize göre kişiselleştirme kabiliyetine sahip. Dışarıya çıkıp, ekranınızdaki bir düğmeye bastığınızda, sizi istediğiniz yere götürebilecek bir araba beliriverir. Cebinizdeki camdan sayfa, coğrafi engelleri gerçek zamanlı olarak kaldıran sayısız iletişim aracına erişmenizi sağlar.

Üstelik bu, şu an var olan dünyanın ta kendisidir ve hız kesmeden ilerlemektedir.

Öğrenmenin geleceği iki temel nedenden ötürü deneyimseldir: Öğrenmek için sadece bir tık ötenizdeki dikkat dağıtıcılar ile rekabet etmek gerekir ve ‘modern öğrenen’ kendi yaşamının her alanında aktif rol oynamak ister.

Deneyimsel öğrenme, öğrenmede pasif bir tüketici olmanın aksine öğrenmede aktif bir rol oynamak anlamına gelir. Minnesota Üniversitesi Eğitimsel Yenilik Merkezi’ne göre, “Ulusal Öğrenci Katılımı Anketi (NSSE), 2000’den beri 1600’den fazla kolej ve üniversiteden yüz binlerce öğrencinin bağlılık deneyimlerini incelemiştir. Kapsayıcı, katılımcı odaklı ve işbirliğine dayalı aktif öğrenme deneyimleri, yüksek düzeyde öğrenci başarısına ve kişisel gelişime yol açmaktadır.

Ek olarak, California Üniversitesi’ne göre, Berkeley’deki lisansüstü öğrencilerin öğretim görevlilerinin öğretim kılavuzunda “Daha karmaşık düşünce süreçleri öğrenme için daha faydalıdır, çünkü daha fazla sayıda sinirsel bağlantı ve daha fazla nörolojik karşılıklı konuşma içerirler. Aktif öğrenme, beynin çeşitli alanlarını uyaran ve hafızayı teşvik eden bu karşılıklı konuşmadan faydalanır,” yazmaktadır.

‘Dikkati Dağınık’ Öğrenen

Bu makaleyi bir mobil cihazda okuyor olabilirsiniz. Herhangi bir zamanda, tıklayabilir veya kaydırabilirsiniz ve saniyeler içinde farklı bir şey üzerinde çalışabilir, oyun oynayabilir ya da internette dolaşabilirsiniz.

E-postaları, mesajları ve sosyal medya bildirimlerini sadece geride kalmamak için hızlı reflekslerle yönetiyoruz. Mesajlaşma uygulamalarında yazışıyoruz, arkadaşlık taleplerine cevap veriyoruz ve sevimli kedi videosuna takılıyoruz – sonra son 45 dakikanın nasıl uçup gittiğini merak ediyoruz.

Ne zaman bir öğrenen eğitim sınıfına veya sanal bir sınıfa girdiğinde, çok fazla dikkat dağıtıcı ile mücadele etmek zorundayız. Yapılacaklar listelerindeki sayısız öge ile, cebinden veya önündeki klavyeden erişebilecekleri her şey ile mücadele ediyoruz.

Eğitim pasif olduğunda, öğrenenlerin telefonlarındaki bildirimler daha da cazip hale geliyor. Etkili eğitim, eylem ve katılım gerektirir. Deneyimsel öğrenme, öğrenenlerin dikkatini çekmeye çalışan bir dünya dolusu dikkat dağıtıcı ögeden kurtulmak için hayati bir araçtır.

LinkedIn’in 2018 İşyeri Öğrenme Raporuna göre, çalışanların öğrenmeye zaman ayırmasını sağlamak, yetenek geliştirme profesyonelleri için en büyük zorluktur. Örneğin, işlerin arasında boğulmuş ve kolayca dikkati dağılabilen ancak potansiyel bir öğreneniniz var. Deneyimsel öğrenme, öğrenenlerin ilgisini çekmeye ve öğrenmeyi özümsemelerine, korumalarına ve uygulamalarına olanak tanıyan bir çözüm sunar.

“Etkili eğitim, eylem ve katılım gerektirir.”

Kontrol Arzusu

15 yıldan daha az bir süre önce Uber, Instagram ve Amazon Prime yoktu. Şimdi yaşamımızda sahip olduğumuz kontrol, kolaylık ve kişiselleşme seviyelerinde sarsıcı bir değişim yaşandığını söylemek bile yetersiz kalıyor.

Şimdi, 15 yıl sonraki dünyayı düşün. Sabah rutininizi, hafta içi iş akışınızı ve hafta sonlarınızı hayal edin. Bu deneyimleri kişiselleştirmek ve işlemek konusunda daha az kontrol sahibi olacağınıza inanıyor musunuz?

Bu bakış açısıyla öğrenme ve gelişim dünyasını (L&D) düşünün; böylece bugün öğrenenlerin neden deneyime katılmak istediklerini anlayabilirsiniz. En genç öğrenenler; soruları için Google, Alexa ve Siri’yi, kullanım kılavuzları olarak YouTube’u kullanarak büyüdüler.

Deneyimsel Öğrenmeyi Dahil Edecek ve Öğrenenlere Kontrol Hissi Verecek 3 Fikir

1- Vaka Çalışmaları ve Rol Oynama

Gerçek hayatta yaşanan vakaları ve zorlukları alın, vaka çalışması ve rol oynama çalışmalarına çevirin. İşletme okulları, vaka çalışması yöntemini başarılarını büyütmek için kullanmıştır. Kurumsal Öğrenme ve Gelişim programları da benzer bir yaklaşımı uygulayabilirler. Gerçek hayattaki vakaları simüle etmek ve katılımcılara farklı yaklaşımları deneyebilecekleri için bir platform sağlamak, mesleki gelişim için kritik öneme sahiptir.

2- Geri bildirim, Koçluk ve Mentorluk Programları

Birçok kuruluş, yükselen liderlere koçluk yapmak için organizasyonun içindeki ve dışındaki üst düzey liderleri teşvik eden modeller sunar. Bu koçluk konuşmaları, tarafların günlük hayatına odaklanmamalıdır. Gerçekten etkili olmak için, koçluk ve mentorluk deneyimsel öğrenmeyi dahil etmelidir.

Öğrenenlerin çiftler halinde çeşitli vakaları keşfetmelerine ve uygulamalarına olanak sağlayan bir koçluk çerçevesi oluşturun. Koçların / mentorların kendi hikayelerini paylaşmalarına izin verin. Gerçek hayattaki zorlukları yansıtan senaryo tabanlı paylaşımlar yapılmasını sağlayarak öğrenme anlarını genişletin. Bu uygulama, önceki iki haftalık performansın özetini yapan basit bir muhabbet yoluyla gerçek öğrenmeyi sağlar.

3- Eyleme Dayalı Öğrenme Projeleri

Eğitim grupları birbirleri içinde kaynaşınca, katılımcılar arasındaki dayanışmayı artırmanın avantajlarını fark edersiniz. Bu avantajları benimseyin ve her gruba bir “challenge” (meydan okuma) verin. Nasıl bir challenge seçerseniz seçin, potansiyel çözüm önerileri hazırlamak ve sunmak için bir öğrenen grubuna inisiyatif verin. Mümkünse, birden fazla takımın farklı yaklaşımlarla iletişim kurduğu ve performansları ve yaratıcılıklarına göre değerlendirildikleri rekabetçi bir unsur ekleyin.

Öğrenmenin Geleceği

Etkili öğrenme ilk önce sayısız dikkat dağıtma engelini aşmalı ve öğrenenlere alışkın oldukları kontrol düzeyini sağlamalıdır. Öğrenmeyi sağlamaya yönelik pasif yaklaşımlar, bugünün liderlerini ve geleceğin liderlerini olumlu yönde etkileme fırsatından yararlanamamaktadır.

Deneyimsel öğrenme, katılımcıların aktif olarak yeni yetkilikler geliştirebileceği akılda kalıcı ve ilgi çekici bir ortam yaratır. LinkedIn’in işyeri öğrenme anketinde, katılımcıların% 94’ü kariyer gelişimine yatırım yapıldığında, mevcut işverenleriyle daha uzun süre kalacaklarını ifade etmişlerdir. Teori ve pratik arasındaki boşluğu doldurmak için deneyimsel öğrenmeyi kullanabilir ve kurumunuzda daha fazla gelişim fırsatı istediğinizin altını çizebilirsiniz.

Gelecek ile ilgili bir sohbeti tamamlamanın en iyi yolu Aristo’nun M.Ö. 350 yılında söylediklerinden alıntı yapmak değilse nedir? “Yapmayı öğrendiğimiz ne varsa, onları ancak yaparak öğreniriz.”

“Teori ve pratik arasındaki boşluğu doldurmak için deneyimsel öğrenmeyi kullanabilir ve kurumunuzda daha fazla gelişim fırsatı istediğinizin altını çizebilirsiniz.”

**Bu yazı Training Industry’nin ‘The Future of Learning is Experiential” makalesinden Eğitmen Panda tarafından çevrilmiştir.**

Önceki Blog

Not Available