Loading

Çok Kültürlü Ortamlarda Karşımıza Çıkan Engeller

Çok Kültürlü Ortamlarda Karşımıza Çıkan Engeller

Çok kültürlü ortamlarda çalışmak veya eğitim almak her ne kadar eğlenceli ve çekici görünse de bir yandan kişiler üzerinde farkına varamadıkları zorluklar ortaya çıkarır. Bu zorluklar kişilerin üzerinde direkt etkileri olmasa bile küçük rahatsızlıklar ve kültür şokları ile beraber çalışma şeklini ve verimliliği olumsuz etkileyebilir. 

Çalışanların çok kültürlü iş ortamlarında karşılarına çıkabilecek engelleri ve bunları önlemek için neler yapabileceğinizi şöyle listeleyebiliriz:

İletişim Kazaları 

İletişim kazaları günlük hayatta kişilerin anlaşmazlıklarının ve çatışmalarının temelini oluşturuyor olsa da çok kültürlü ortamlarda da iletişim kazaları çatışmaların ve anlaşmazlıkların en önemli sebeplerinden birisi oluyor. 

Kültürlerin iletişim stillerinin farklılaşması, cümle yapılarının farklılığı, anlam kaymaları ve ifade şekillerinin ayrışması kişiler arasındaki iletişimde iletişim kazalarının temelini oluşturur. 

Bu temel sonrasında çalışanların kendini ifade etmekten çekinmelerine, yargılanmaktan korkmalarına ve rahatsızlık hissetmelerine sebep olur. Rahatsızlık ise çalışan motivasyonunu, takım içi dinamikleri ve aidiyeti olumsuz etkiler.

Bu tarz iletişim kazalarının önlenmesinde yapılabilecek ilk adım çalışanların kültürlerarası iletişim konusunda eğitilmesi ve bu konuda geliştirilmesi gerekir. Ancak eğitimlerle çalışanların farkındalıkları artar ve bu tarz durumlarda yaşayacakları sorunları ve engelleri nasıl aşabileceklerini görebilirler.

Normlar ve Roller

Normlar ve roller kişilerin toplum içinde kabul gören ve onaylanan davranışlarını belirler. Kültürden kültüre değişim derecesinin çok değişebileceği bu normlar aynı sebepten çok kültürlü ortamlarda sorunlara sebep olabilen bir kavram olarak önümüze çıkıyor. 

Bir kültürel grupta lider ve yöneticinin tarzı bir tür davranışlarla gösterilirken, bir başka grupta bambaşka bir davranışla gösterilebilir, bir başka kültürde ise liderlik çok da önem verilen bir kavram olmayabilir.

Kültürlerarası farkındalık ve toplumsal cinsiyet gibi farkındalık eğitimleri ile çalışanların desteklenmesi, kaynak paylaşımı ve farkındalık eğitimlerinin deneyimsel öğrenme metotlarıyla desteklenmesi çok kültürlü ortamlarda bu tarz sorunların olmasını önlemeye yardımcı olacaktır.

İnançlar ve Değerler

Kültürel gruplardan ayrı olarak inançlar ve değerlerin bireyselliğinden dolayı inançlar ve değerler, normlar ve rollerle de bağlantılı olmak üzere spectrumun çok farklı noktalarında olabilir. Bu da yaşam tarzlarının farklılaşmasına sebep olur. 

Çalışanların inanç ve değerlerinin bireyselliğinin farkında olması, hor görme ve ayrıştıma davarnışlarından kaçınmaları için farkındalık eğitmleri ile desteklenmeleri gerekir. 

Kalıpyargılar

Çok kültürlü ortamlarda bulunan insanlar kendilerinden farklı kültürel geçmişlerden gelen insanlar hakkında medyadan ya da kulaktan duyma bilgilere sahip olabilirler. Neredeyse her zaman bu kulaktan duyma bilgiler yanlış, abartılı ve dışlayıcı nitelikte olur. Bu bilgiler dahilinde insanlar ötekileştirilir ve belli kalıplar içerisine oturtulur. Bu kalıplara biz kalıpyargılar diyoruz. 

Kalıpyargıların yer edindiği çok kültürlü ortamlarda ekip dinamiği, güven ve iletişim eksiği olur. Çalışanlar hiç tanımadıkları kişiler hakkında sabit fikirler elde ederler ve gruplaşmaya başlarlar. Bu gruplaşmalar ise çatışmalar ve yaygın ayrımcılıklara sebep olurlar. 

Kalıpyargıları yıkmak ancak ve ancak bireysel kabullenme ve farkındalıkla meydana gelebileceğinden, çalışanların bu konuda farklı şekillerde, farklı platformlardan desteklenmeleri gerekir. 

Farkındalık eğitimleri, ayrımcılık eğitimleri, yaşayan kütüphaneler, dahiliyet atölyeleri gibi pek çok farklı şekilde çalışanlar desteklenmelidir. 

Etnomerkezcilik

Kültürlerarası farkındalığın yüksek olmadığı durumlarda kişiler kendi kültürlerini standart, mutlak doğru olarak görebilir, diğer kültürlere üstünlüğünü göstermek için karşılaştırmalara girebilir. Bu karşılaştırmalar belirli noktalarda saldırganlığa dönüşebilir. Böyle durumlar kişiler üzerindeki rahatsızlığı arttırdığı gibi, ekip içi huzursuzluğu da yükseltir. 

Etnomerkezcilik ile mücadele etmenin yollarından birisi farklı kültürel grupların beraber –barışçıl ve kontrollü bir ortamda- zaman geçirmesi, farkındalık eğitimleri ve atölyeleriyle çalışanların desteklenmesi gerekir. 

Çok kültürlü ortamlar dünyamızın bir gerçeği olduğu kabul edilse de, huzurlu, güvenli ve verimli çok kültürlü ortamlar yaratmak için verilen çabaların çok da yeterli olduğu söylenemez.  Yöneticler çok kültürlü ortamları uzakta aramayı bırakmalı ve ekiplerinin huzurunu ve verimini artırmak için kültürlerarası farkındalık konusunda çalışmaya/yardım almaya başlamalılardır. 

Kaynak:

 INTERNATIONAL JOURNAL OF MANAGEMENT (IJM) International Journal of Management (IJM), ISSN 0976 – 6502(Print), ISSN 0976 – 6510(Online), Volume 6, Issue 1, January (2015), pp. 348-351 © IAEME348R. Delecta Jenifer and G. P. Raman, “Cross Cultural Communication Barriers in Workplace” – (ICAM 2015)CROSS CULTURAL COMMUNICATION BARRIERS IN WORKPLACE R. Delecta Jenifer Research Scholar, SCSVMV University, Kanchipuram Dr. G. P. Raman Controller of examinations, SCSVMV University, Kanchipuram

Önceki Blog

Not Available