Çalışanlar ve 21. YY Becerileri

Çalışanlar ve 21. YY Becerileri

Harvard Üniversitesinden Dr. Tony Wagner uzun süren gözlemler, araştırmalar ve görüşmeler sonucunda, günümüzde insanların başarılı olabilmeleri ve kendilerini gösterebilmeleri için 7 altın yetkinliğe sahip olmaları gerektiğini ve bu yetkinliklerin geliştirilmesi gerektiğini söyler.

Wagner, büyük şirketlerin patronları ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından 7 altın yetkinlik/beceriyi şöyle sıralamış:

  1. Eleştirel düşünme ve problem çözebilme
  2. Sistemler ve insanlar arasında bağlantı kurabilme ve bu bağlantıları yönetebilme
  3. Değişime yatkınlık, uyum sağlama hızı
  4. Girişimcilik ve inisiyatif alma
  5. Etkili sözlü ve yazılı iletişim
  6. Bilgiye erişme ve analiz etme
  7. Sürekli gelişime açık olma, merak etme ve hayal kurabilme yetisi

Patronlar ve yöneticiler bu yetkinliklere sahip çalışanların kuruma daha fazla katkıda bulunduğunu söylüyor.

Yani bu yetkinliklere sahip bir kişi hem kendi ekibi için liderlik yapabilecek, hem de krizleri birer fırsat olarak değerlendirebilecek, hem inisiyatif alıp gerekli değişiklikleri yapabilecek, hem de kendisi dışında gerçekleşen değişikliklere uyum sağlayabilecek. Bu şekilde çalıştığı organizasyonu ileriye taşıyacak, işe sadece kişisel değerini katabilecek.

Şüphesiz ki tüm işverenler çalışanların seçim süreçlerinde bu yetkinliklere sahip olan adayları işe almayı tercih edeceklerdir.

Çalışanlar ise bu 7 altın yetkinlik çerçevesinde kendilerini geliştirmek isteyeceklerdir. Fakat burada önümüzde kocaman bir soru çıkıyor, nasıl?

Dikkatli inceleyecek olursak bu 7 becerinin temelinde birbirine çok sıkı bağlı olduğunu ve spesifik olarak geliştirilebilecek somut bir aracı olmadığını görüyoruz.

Çalışanların, yöneticilerin, patronların peşinden koştuğu bu yetenekleri nasıl geliştireceğiz? Normal şartlar altında çocuk yaşlardan başlayıp gelişmesi gereken bu beceriler maalesef kimi kültürel, kimi de sistemsel sebepler nedeniyle yeterince geliştiremiyoruz.

İş hayatında ise bu konularda yapılan eğitimlerin dışında, en büyük iş yöneticilere düşüyor. Çalışanların bu becerilerini geliştirmek için çabalamaları, çabalayabilmeleri için ise yöneticilerinden destek görmeleri gerekir. İnisiyatif almanın işgüzarlık olarak görülmeyeceğinden, eleştirel düşünmenin yöneticileri ile aralarını açmayacağından, iş arkadaşlarına liderlik etmenin patronluk taslamak olarak düşünülmeyeceğinden emin olmaları gerekiyor. Güvenli bir alanın çalışanları sunulması gerekir.

Organizasyon içerisinde buna benzer anlayışların ortadan kalkması ve tam tersine çalışanların bireysel sorumluluk almaları ve sınırlarını zorlamaları desteklenmelidir. Ancak bu şekilde hem organizasyonel hem de kişisel olarak mümkün olan en fazla verimi almak mümkün olur. 21. yy’da uzun süre başarılı olacak şirketler kurmanın ve 21. yy’da başarılı bir kariyer sahibi olmanın yolu buradan geçiyor.