Bilgi, Beceri ve Kabiliyet

Bilgi, Beceri ve Kabiliyet

İnsan kaynakları uzmanları gerek işe alımlarda gerek çalışma sırasında pek çok kişi ile görüşüyor. Görüşmeler sonucunda bu kişiler hakkında bir karar vermesi ya da rapor yazması bekleniyor. Doğal olarak bu kararların ve raporların niteliği İK uzmanının niteliği ile belirleniyor. Kariyeri boyunca buna benzer pek çok deneyim sahibi olan İK çalışanları; karşılarına çıkan kişiler, olaylardaki detaylar ve incelikleri iyi ayırt etmek zorundadır. O yüzden yeniliklere açık olmalı, kendini sürekli geliştirmeli, günümüz ve gelecek trendler konusunda bilgili olmalıdır. 

Günümüzde her çalışanın kendini geliştirmesi zorunluluğunu şimdilik bir kenara bırakırsak, burada sizlere daha basit bir kavramdan bahsetmek istiyoruz. Süreçlerin iyi raporlanması ve iyi yorumlanması için iyi bilinmesi ve iyi kategorilendirilmesi gereken 3 kavramdan bahsedeceğiz. Bunlar;

  • Bilgi 
  • Beceri
  • Kabiliyet

3 temel kavramı pek çok yerde pek çok farklı şekilde tanımlanmış olarak görmek mümkün. O yüzden bu üçlüyü birbirinden net çizgilerle ayırmak ve iyi konumlandırmak çok önemli.

Bilgi: Bir konu hakkında sahip olunan teorik ya da pratik kavramlara hakimiyet olarak tanımlayabiliriz. Bilginin herhangi bir şeyi yapabilmek ile alakası yoktur. Bilgi sadece bir kavrama olan hakimiyet olarak kendini gösterir. Örneğin; kişinin bir projenin süreçleri hakkında bilgi sahibi olduğunu düşünelim. Kişi eğer bu konuda sadece bilgiye sahipse, bir proje fikriyle gelmesi ya da bir projeyi yönetebilmesi mümkün olmayacaktır.

Beceri: Beceri ise bilgiden farklı olarak bir konu ya da iş hakkında eğitim ya da deneyim yoluyla kazanılan yetkinliklerdir. Beceri; bilgi aktarımı, uygulama ve pratikle birlikte geliştirilebilir. Örneğin; kişinin birden fazla projede, proje yöneticiliği yapması ona bu konuda beceriler kazandıracaktır. 

Kabiliyet: Kabiliyet diğer iki kavrama göre daha kafa karıştırıcı. Kabiliyet insanın kendi içerisinde bulunan, belki doğuştan geldiği düşünülen bir kavram. Becerilerin geliştirilmesi için geçen süre, bu becerileri öğrenmemizi sağlayan kabiliyetlerimizin ne kadar gelişmiş olacağına bağlıdır. 

Üçünün de içerisinde olduğu bir örnekle daha rahat aklımızda kalabilir:

Diyelim ki Zeynep adlı bir arkadaşımız var ve bu arkadaşımız Dünya midye yeme şampiyonu olduğunu düşünelim. Bu kişinin midyeleri nasıl hızlıca açıp, nasıl daha hızlı yiyebileceğini bilmesi, bunun üzerine araştırma yapması BİLGİ sahibi olduğunu gösterir. Midyeleri yiyebiliyor olması KABİLİYET, bu ikisini birleştirip hızlı midye yiyebiliyor olması ise BECERİ. 

Örnek biraz absürd olsa da ana fikri verdiğine inanıyorum.

Peki bu kavramların netleştirilmesi bizim ne işimize yarayacak diye soruyor olabilirsiniz. Aslında cevap çok basit bu 3 kavram gerek işe alımlarda gerek çalışan gelişiminde odaklanmanız gereken noktaları gözler önüne seriyor. Bu kavramlar dahilinde yapılacak tanımlar ve belirlenecek kriterler işe alma sürecinde daha kalifiye çalışanları aradan çekebilmemize yarıyor. Mevcut çalışanlar içinse becerilerini geliştirebilmek için planlanacak eğitimleri doğru seçmemize olanak sağlıyor. 

Doğru bir eğitimi seçebilmek için İhtiyaç Analizi E-kitabımızı da incelemenizi öneriyoruz.